iletisim bilgileri

Her türlü sorunuz ve satın almak istediğiniz ürün için bana celik_fecir@yahoo.com adresinden ulaşabilirsiniz. evcimenkedicik

04 Nisan 2016

Fildişi Melekli Çerçeve



Eş dost bilir, benim ahşap boyama maceram bundan dokuz sene evvel hiç hesapta yokken bir ahşap boyama kursu ilanına tesadüf etmemle başladı. Daha çoluk çocuk yokken, hiç aksatmadan bir hevesle gittim kursa. O zamanlar çatlatma, peçete ve altın varak modası vardı. Bol bol çatlattım ben de. Sonra araya çocuklar, hastalıklar vs girdi. Yıllarca dolapta durdu malzemeler, ara sıra tek tük bir şeyler yaptım o kadar. Sonra biraz rahatlayınca tekrar aldım elime boyaları, baktım ne çatlatma kalmış ne varak piyasada :) Mum eskitmeler, yağlı boya eskitmeler, mobilya yenilemeler, mix media'lar.. Modası değişmiş işin. Çoğunu tek tek deneye deneye öğrendim yeni baştan. İnternet sağolsun, nereye bakacağınızı biliyorsanız kursa gitmiş kadar oluyor insan. Bu vesileyle yıllardır bomboş duran duvarlarımı hareketlendirmeye karar verdim. Terzi kendi söküğünü dikemez misali, benim evim pek bir ruhsuz, pek bir sade. Artık plansız ne nereye yakışır, uyar mı uymaz mı demeden hoşuma gideni asacağım duvarlarıma, öyle karar verdim. 



Gelelim bu çerçevede ne yaptığıma.... 


Önce dikdörtgen ahşap panoyu hiç zımparalamadan koyu kahverengi akrilik boya ile boyadım. Kuruyunca üzerine iyice mum sürdüm. Daha sonra üzerine beyaz akrilik boyayı yoğun olarak sürdüm. Beyaz kuruyunca, önce kalas görüntüsü vermek için cetvelle eşit aralıklarla yukarıdan aşağı çizgiler çekip, fazlaca beklemeden ince zımparanın kenarıyla cetvelle çizdiğim eşit aralıkları çizgi şeklinde zımparaladım. Daha sonra yavaşça yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı tüm yüzeyi zımparalayarak genel bir eskitme yaptım. (Mumla eskitme yapılışını resimli şekilde görmek isterseniz bu çalışamama tıklayabilirsiniz) Kenarlara özellikle biraz daha fazla zımpara yaparak daha eski bir görüntü elde ettim. İyice kuruyunca üzerine raw umber rengi yağlı boyaya keten yağı karıştırarak  hafifçe sürdüm ve nemli bezle silerek sadece çiğ beyazlığı kapatacak kadar bir renk bıraktım. Böylece bir nevi yağlı boya eskitme yapmış oldum.  En son sprey vernikle vernikledim. 

Polyester melek ve çerçeveyi ise önce beyaza boyadım. Aynı şekilde raw umber yağlı boya ve keten yağını karıştırıp her yerine iyice fırçayla sürdüm. Sonra keten yağına dokundurduğum bezle fazlasını iyice sildim. En son çerçevenin üzerindeki güllere parmak ucumla hafifçe pembe ve yeşil gezdirdim. Bir gün kurumaya bıraktıktan sonra sprey vernikle vernikledim. Bu tekniğin adı fildişi tekniği imiş. Ben de buna fildişi tekniği dendiğini sevgili Ece Aymer'den öğrendim açıkçası. Aslında bildiğimiz yağlı boya eskitmeye benziyor ama keten yağı ve yağlı boyayı doğrudan karıştırınca daha silinebilir, daha akıcı bir kıvam oluyor ve alttaki beyaz çok net çıkıyor.

Son olarak parçaları panoya yapıştırdım.
Denemek isteyenlere kolay gelsin.

Not: Bundan sonra, paylaşımlarımda varsa mutlaka püf noktasını ayrıca yazmaya karar verdim. 
Bu da bu gönderinin püf noktası olsun...

Püf Noktası: 
1- Fil dişi tekniğinde boyayı silmekte zorlanıyorsanız, doğrudan ıslak mendille silmeyi deneyin, işiniz kolaylaşacaktır.
2- Keten yağının kokusu kolay kolay çıkmadığından dışarıda ya da camlar açık çalışmakta fayda var. 
3- Pano çalışacaksanız, işe başlamadan önce arkasına mutlaka askılık yaptırmayı unutmayın.
4-Parçaları ayrı ayrı vernikler, sonra yapıştırırsanız, pano üzerinde objelerin kenarlarında vernik birikmesini önlemiş olursunuz. 

Ben çok yazdım, hadi azıcık da siz yorum yazın :)

15 Mart 2016

Bir Mix Media Denemesi...



İtalyaya gitme problemiydi, çocuğun kreş sıkıntılarıydı, ülkenin gidişatıydı falan derken bu aralar beni tek mutlu eden şey hobilerim. Fiziken canım çıksa da ruhen beni tek dinlendiren şey boyalar, keçeler. Kendimi keçeler, boyalar, kağıtlar arasında kaybedince yayınlayacak çok şeyim oldu. Sırayla artık beğenilerinize sunarım. Bugün mix media tablo var sırada...

Ne zamandır görüp de denemeye fırsatım olmayan çalışmalardan biri mix media. İnternette mix media canvas, mix media art falan diye de rastlayabileceğiniz bir çalışma türü bu. Teknik diyemeceğim, zira işin mantığı tekniğe bağlı kalmadan her tür tekniği, malzemeyi karıştırarak gönlünden geçeni yapmak üzerine kurulu. Gerçi bu iş için de daha çok tercih edilen yöntemler ve ona uygun boyalar ve süsleme malzemeleri çıkmış durumda piyasada ama asıl mantık her tür boya, her tür teknik, her tür malzeme, bir de kendi keyfiniz...

Ben ilk denemeye girişirken nasıl yapılıyor bir bakayım demeden gönlümden geçtiği gibi daldım tuvale. O yüzden de en zor yolu seçtim sayılır. Baştan nasıl bir şey çıkacağını tam olarak hayal edememişim ki, sonradan istediğim görüntüyü yakalamakta zorlandım. Yine de ilk deneme için hoşuma gitti, bir dahakine çok daha farklı bir çalışma yöntemi var aklımda bakalım. 

Her aşamayı fotoğraflamayı unuttum tabii ki ama sırasıyla nasıl yaptığıma gelince... Önce istediğim tonlarda tuvali boyadım, yer yer bronz rengini fırça ucuyla dokundurarak tabana hareket kattım. Daha sonra sadece resmin geleceği kısma stensil şablonuyla desen yaptım. Başka bir yerde eskiden kalma bir koli parçasını gelişi güzel ve hafifçe dokusu görünecek şekilde boyadım, bunu tuval üzerinde üç boyutlu ayrı bir alan olsun diye kullanmak istedim. Üzerine tek tek boyadığım metal takı malzemelerini yapıştırdım. Parçaları boyarken parmağımla hafifçe dokunmak suretiyle mavi, kahverengi, bronz gölgelendirmeler yaptım. Fotoğraflara gelince... Önce fotoğrafları tarayıp bilgisayarda sepya tonunda renk değişikliği yaptım ve çıktı aldım. Kenarlarını bir cetvel yardımıyla ama tam kenarından bir-iki milim kalınlığında hafifçe yırttım ve süngeri eskitme kremine azıcık dokundurup fazlasını bir kağıda aldıktan sonra fotoğrafın kenarlarına sürme suretiyle fotoğrafları eskittim. Büyük fotoğrafın altına koyduğum yazılı kağıdı da aynı şekilde eskittim, hatta daha da eski görünsün diye kenarlarını hafifçe parmak uçlarımla içe kıvırdım. Son olarak istediğim dizayna karar verip parçaları yerlerine yapıştırdım.Sonuç bu oldu.


Siz de yapmak isterseniz, youtube ve pinterestte farklı yöntemlerle nasıl daha kolay yapılacağına dair videolar mevcut. Daha üç boyutlu, daha kabartmalı ve daha az emekle daha da güzellerini yapabilirsiniz. Bir dahaki denememde sprey boyalarla ve rölyefle daha hareketli bir çalışma yapmayı planlıyorum. Bakalım...

08 Mart 2016

Öncelik Meselesi Hayat ..


Havalar ısındıkça, benim de ruhum canlanmaya başladı yeniden. Sabah akşam bir şeyler boyayasım, kesesim, dikesim geliyor. Bir sürü projeye aynı anda başladım bu ara. Bunlar da aradan bir sipariş için çıkan teflon tava koruyucular.

Günlerden tam da 8 Martken bir iki kelam edeyim istedim. Soranlar oluyor, bunları yapmaya nasıl vakit buluyorum diye. Bulmuyorum! Bir araştırma okudum geçen gün. Diyordu ki, "ASLINDA MEŞGULİYET DİYE BİR ŞEY YOKTUR, ÖNCELİKLER VARDIR! " Tam da beni tanımlıyor işte. Mutfakta bulaşıkları, banyoda çamaşırları bırakabiliyorum ben kendi haline, onun yerine gidip boyama yapıyorum gece. Çayımı alıp TV karşısında boş oturacağıma, TV kendi kendine arkadan takılıyor, ben keçe kesiyorum mesela.Yaparken de kendi kendime diyorum ki, şu an çoğu Tük kadını yarının yemeğini yapıyordur, ya da mutfak temizliyodur. Sonu var mı, yok... Peki bu dünyaya bir daha gelecek miyim, hayır. O halde niye hayatını temizliğe, yemeğe adamak? Tabii ki onlar da olacak hayatta ama sadece temizlik için, ev toplamak için yaşamayın hanımlar, Gerçekten de öncelik meselesi hayat... 

İnternette denk geldiğim yaşam koçu Işıl Güçlü'nün bir sözüyle bitireyim lafı. Gayet iyi açıklamış sanki.

Herkesin dünya kadınlar günü kutlu olsun...