iletisim bilgileri

Her türlü sorunuz için bana celik_fecir@yahoo.com adresinden ulaşabilirsiniz. evcimenkedicik

eskitme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
eskitme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

11 Kasım 2016

Kızlarım, erkeklerim, çocuklarım...

Terzi kendi söküğünü dikemezmiş ya, benimki de o hesap. Yedi yıldır duvarlarım boştu. Bu ara bir coştum pir coştum. Hava bahar gibi ya ondan mıdır bilmem habire boş duvarlara borulara, dolaplara bir şeyler yapıyorum. 

Bu panolar da öyle bir ruh halinin ürünü... Her zamanki gibi başladığımla bitirdiğimin alakası olmadı ama sonucu sevdim. Yaptım bozdum, yeniden yaptım, derken umduğumdan çoook farklı bir sonuçla bitirdim. Ne yaptığıma gelince ....


Çocuklar panosunda tabanı kahverengiye boyadım. Üzerine çizgili peçeteyi yapştırdım. Peçeteye sürdüğüm tutkal peçeteyi yer yer ıslattığı için alttan çıkan kahverengilikler eskitmeye benzer bir görüntü oluşturdu. Peçetem ponadan biraz daha küçük olduğundan kenarlarda peçete geçişini kapatmak amacıyla kahvererengi boyayla fırça darbeleri yaptım. Beyaz rölyef pastayla çocukları stensil çalıştım. Kuruduktan sonra sadece çocukların üzerine yağlı boya sürüp ıslak mendille sildim. En son mat vernikle tamamladım. 


Kızlar panosunda kahverengi üzerine beyazla mum eskitme yaptım. (Mum eskitme yapılışı için buraya tık tık ) Üzerine iki farklı şablonla stensil çalıştım. Kızlar için, rölyef pastaya farklı renkler katarak bir kaç renkli rölyef pasta elde ettim. Bunları üst üste birbirini fazla kapatmayacak şekilde stensil şablonu üzerinden sürdüm. Bir gün boyunca kuruduktan sonra tüm panoya (rölyefler hariç) yağlı boya sürüp ıslak mendille sildim. En son  kuru fırça ile kenarlara biraz daha yağlı boya eskitme yaptım ve kuruyunca mat sprey vernikle vernikledim. 


Erkekleri tek ve koyu renk yapmak doğalarına daha uygun olur diye düşündüm :) Lacivert, siyah ve turkuvaz tonlarıyla panonun tabanını boyadım. Üzerine beyaz ve hafif bir siyahla rengini kırdığım lacivertten stensil deseni .alıştım. Sol tarafa bir rub-on ve peçete saat yapıştırarak hafif bir hareket kattım. Beyaz rölyef pastaya lacivert-siyah karıştırıp koyu bir renk elde ettim. Bunu şablon üzerinden sürdüm. Aslında rölyef pastayı kuruyunca hafifçe zımparalamak gerekiyor ama bu dokulu görüntü hoşuma gittiğinden ben öylece bıraktım. Kuruduktan sonra sarı ve kahverengi sulandırılmış boyayı gelişigüzel sıçrattım. Yine kenarlara kuru fırça tekniği ile yağlı boya eskitme yaptım. Bir gün daha kuruduktan sonra mat sprey vernikle vernikledim. 




04 Nisan 2016

Fildişi Melekli Çerçeve



Eş dost bilir, benim ahşap boyama maceram bundan dokuz sene evvel hiç hesapta yokken bir ahşap boyama kursu ilanına tesadüf etmemle başladı. Daha çoluk çocuk yokken, hiç aksatmadan bir hevesle gittim kursa. O zamanlar çatlatma, peçete ve altın varak modası vardı. Bol bol çatlattım ben de. Sonra araya çocuklar, hastalıklar vs girdi. Yıllarca dolapta durdu malzemeler, ara sıra tek tük bir şeyler yaptım o kadar. Sonra biraz rahatlayınca tekrar aldım elime boyaları, baktım ne çatlatma kalmış ne varak piyasada :) Mum eskitmeler, yağlı boya eskitmeler, mobilya yenilemeler, mix media'lar.. Modası değişmiş işin. Çoğunu tek tek deneye deneye öğrendim yeni baştan. İnternet sağolsun, nereye bakacağınızı biliyorsanız kursa gitmiş kadar oluyor insan. Bu vesileyle yıllardır bomboş duran duvarlarımı hareketlendirmeye karar verdim. Terzi kendi söküğünü dikemez misali, benim evim pek bir ruhsuz, pek bir sade. Artık plansız ne nereye yakışır, uyar mı uymaz mı demeden hoşuma gideni asacağım duvarlarıma, öyle karar verdim. 



Gelelim bu çerçevede ne yaptığıma.... 


Önce dikdörtgen ahşap panoyu hiç zımparalamadan koyu kahverengi akrilik boya ile boyadım. Kuruyunca üzerine iyice mum sürdüm. Daha sonra üzerine beyaz akrilik boyayı yoğun olarak sürdüm. Beyaz kuruyunca, önce kalas görüntüsü vermek için cetvelle eşit aralıklarla yukarıdan aşağı çizgiler çekip, fazlaca beklemeden ince zımparanın kenarıyla cetvelle çizdiğim eşit aralıkları çizgi şeklinde zımparaladım. Daha sonra yavaşça yukarıdan aşağı, aşağıdan yukarı tüm yüzeyi zımparalayarak genel bir eskitme yaptım. (Mumla eskitme yapılışını resimli şekilde görmek isterseniz bu çalışamama tıklayabilirsiniz) Kenarlara özellikle biraz daha fazla zımpara yaparak daha eski bir görüntü elde ettim. İyice kuruyunca üzerine raw umber rengi yağlı boyaya keten yağı karıştırarak  hafifçe sürdüm ve nemli bezle silerek sadece çiğ beyazlığı kapatacak kadar bir renk bıraktım. Böylece bir nevi yağlı boya eskitme yapmış oldum.  En son sprey vernikle vernikledim. 

Polyester melek ve çerçeveyi ise önce beyaza boyadım. Aynı şekilde raw umber yağlı boya ve keten yağını karıştırıp her yerine iyice fırçayla sürdüm. Sonra keten yağına dokundurduğum bezle fazlasını iyice sildim. En son çerçevenin üzerindeki güllere parmak ucumla hafifçe pembe ve yeşil gezdirdim. Bir gün kurumaya bıraktıktan sonra sprey vernikle vernikledim. Bu tekniğin adı fildişi tekniği imiş. Ben de buna fildişi tekniği dendiğini sevgili Ece Aymer'den öğrendim açıkçası. Aslında bildiğimiz yağlı boya eskitmeye benziyor ama keten yağı ve yağlı boyayı doğrudan karıştırınca daha silinebilir, daha akıcı bir kıvam oluyor ve alttaki beyaz çok net çıkıyor.

Son olarak parçaları panoya yapıştırdım.
Denemek isteyenlere kolay gelsin.

Not: Bundan sonra, paylaşımlarımda varsa mutlaka püf noktasını ayrıca yazmaya karar verdim. 
Bu da bu gönderinin püf noktası olsun...

Püf Noktası: 
1- Fil dişi tekniğinde boyayı silmekte zorlanıyorsanız, doğrudan ıslak mendille silmeyi deneyin, işiniz kolaylaşacaktır.
2- Keten yağının kokusu kolay kolay çıkmadığından dışarıda ya da camlar açık çalışmakta fayda var. 
3- Pano çalışacaksanız, işe başlamadan önce arkasına mutlaka askılık yaptırmayı unutmayın.
4-Parçaları ayrı ayrı vernikler, sonra yapıştırırsanız, pano üzerinde objelerin kenarlarında vernik birikmesini önlemiş olursunuz. 

Ben çok yazdım, hadi azıcık da siz yorum yazın :)

26 Aralık 2014

Güllü Şekerlik & Tepsi


Bu şekerliği bitirmek yarım gün bile sürmemişti ama bloga koyma çabam, photoshopta resmi düzenleme inadım yüzünden yarım gün sürdü. Ankara'nın kapkara kışı yüzünden kış aylarında fotoğraf çekmekten nefret eder oldum. Bütün resimler koyu, karanlık... Azıcık photoshop bilgimle fotoğrafı adam edeyim derken dur arka fonu değiştireyim , bi de gölge vereyim falan .... Yarım gün uğraştım bir resimle, ama öğrendim nasıl yapacağımı google sağolsun. Çok beğenmedim ama, amaç hasıl oldu en azından...

Bu arada şekerlik yeni ama tepsi de çok eskilerden bana ait.... 

Şekerlikte beyazla hafifçe eskitme uyguladım; tepside ise o zamanlar çok moda olan peçete uygulaması yaptım, rölyefli kısımların üzerine de metalik inci beyazıyla hafif hafif parmak boyası yapmıştım o kadar...



04 Mayıs 2011

Klasik Eskitme Nasıl Yapılır?

Bu aralar elimdeki objeleri bitirmeye zamanım olmadığından bloga yeni bir şeyler koyamıyorum. Hazır işim yokken bari tekniklerin anlatımından devam edeyim dedim.


Ben bu işe ilk giriştiğim dönemlerde çatlatma, peçete ve eskitme modası vardı. Şimdilerdeki gibi kabartma ve mum o kadar da tutulmuyor, belki de bilinmiyordu. İşte o zamanlarda yaptığımız eskitmelerin en klasiği en bilineni de bu resimdeki tür eskitmeydi.



Gelelim yapılışına...


Öncelikle obje zımparalanır. Ki bu benim en sevmediğim iştir :) Aceleciliğimden ben hep atlarım. Daha sonra açık renk bir boya ile obje boyanır. Kuruyunca hafifçe tekrar zımparalnıp tekrar boyanır. Bu arada aynı tondan daha koyu bir renk boyanın içine bir miktar "glaze" yani eskitme verniği konur. Bu, boyanın objeye hemen yapışmamasını, yani hemen kurumamasını sağlayacaktır. Böylece istediğimiz işlemi yapmaya bize zaman kalacaktır.


Islatılmış ve suyu sıkılmış bir doğal süngere alınan glaze'li boya (doğal sünger, bulaşık süngerine göre daha gözenekli), objenin bir yanından diğer yanına doğru sürüp çekilir. Aynı yönlü olmak üzere işlem bir kez de karşı taraftan yapılır. Yani soldan sağa yaptıysanız, ikincisi sağdan sola olacak.

İstenirse objenin üzerine, kenarları hafifçe yakılmış siyah-beyaz ya da sepya fotokopi çekilmiş bir resim yapıştırılır. (Bu aşamada resim yapıştırıyorsanız sağlamlık açısından, üzerinden bir kez daha tutkalla geçmeyi unutmayın.)


Son olarak kuruyunca obje ister su bazlı ister sprey ama mat bir vernikle verniklenir.


Not: Eğer "antiquing" denen türden boyanız varsa bütün bu işlemler yerine onu sürüp kurumadan çekerek de aynı sonucu elde edersiniz. Ama ben onu hiç kullanmadım.

20 Nisan 2011

Mumla Eskitme Sandık

Bu sandık son 6-7 senedir evde duruyordu. İçinde de nişan ve nikahımızdaki ıvır zıvır malzemeler vardı. Masalardaki mumlar, davetiyeler, istemede alınan çiçeğin süsleri vb vb bir sürü ıvır zıvır.... Sandığı, içindekilerle süslemeyi istediğimden bir türlü ne yapacağıma karar verememiştim. O yüzden yıllardır duruyordu. Geçen gece Ece hanımın blogunda gördüğüm bir kutu üzerine birden şimşekler çaktı ve boyamaya karar verdim. Sandığı önce mumla eskittim. Sonra üzerine, peçeteden fotokopi çektirdiğim ve kenarlarını yaktığım resmi yapıştrdım. Üzerine rengiyle oynadığım eski bir fotoğrafımızı yine kenarlarını yakarak yapıştırdım. Kurdele, dantel ve incilerle süsledim. Ön tarafına da nikah şekerimi yapıştırdım.


Sandığı yerine koyunca koklama hastası oğluşum önce bir test etti onayladı. Hatta üzerindeki danteli yerinden çıkarmayı da bir denedi ama başaramayınca vazgeçti :)



Aceleciliğimden hatalar da yaptım. Siz yapmayın diye paylaşayım dedim.
Ne mi yaptım...
Öncelikle kumaş tutkalı satın almayım diye kurdele ve danteli dekupaj tutkalıyla yapıştırdım. Kurdele parlaklığını kaybetti ama idare eder yine de.
Bir de aceleden çiçeği vernikten önce yapıştırdım. Sonra da vernik sırasında bozulmasın diye bin takla attım.
Ve tabii ki herzamanki gibi sandığın altını boyamayı unuttum :) Altını boyarken üzerindeki incilerin bir ikisi düştü.

Bu da yapılışı:
1-Koyu renk boya ile boyadım.
2-Mumu hertarafına iyice sürdüm. (Aslında beyaz mum gerekiyordu ama bende yoktu, rengi uygun olduğu için olur dedim yaptım)
3-Krem rengine boyadım. Boya kurur kurumaz bulaşık süngeriyle yer yer zımparaladım. (Bu arada ilk yapacaklar için belirteyim çok pis iş; balkonda yapmanızı tavsiye ederim)
4-Süsledim... ve sprey vernikle vernikledim...


Bu arada belirteyim; "mumla "eskitme" ilk kez yaptığım bir teknik ve benim son beş yılda biriktirdiğim yapılacaklar listemin ilk tekniğiydi. Çok sevdim daha da bir süre yaparım bunu...

Sırası gelmişken.... Bir ara da, henüz yapmadığım yaklaşık 20 tekniğin isimlerini sıralamayı düşünüyorum. Derli toplu bir listemiz olsun diye...

03 Haziran 2007

Eskitme

Eskitme kutuyu kenarları yakılmış eski bir fotoğrafla tamamladım...